Gerçeklikten Kopmuş Rektörlük!

Bir süre önce Sayın Rektör yayınladığı mesajında Doğu Akdeniz Üniversitesi çalışanlarının matematik bilgisinin olmadığını varsayarak şu ifadeleri kullanmıştır: “Ülkemizin en köklü devlet üniversitesi olan Üniversitemiz, 2019 Yılı Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı neticesindeki girişlerde geçtiğimiz yıla göre öğrenci sayısında %12 oranında büyüme göstermiş olup bu başarısını öğrenci kaydına ve eğitim kalitesine dönüştürme çalışmalarına odaklanmayı öncelikli saymaktadır.”

 

Sendikamız aylar önce yayınladığı yazısında tek amacının koltukta kalmak olduğu açık Rektörün burs sayılarını artırarak öğrenci sayısını sabit tutmaya uğraştığına dair korkularını dile getirmişti. Rektörlüğün bu açıklaması ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koymuştur. Popülizm, göz boyama, gerçeklikten kopma, abartı ve sorunları cesaretle tartışamama mevcut rektörlüğün en önemli özellikleri haline gelmiştir.

 

Türkiye’de üniversitemize öğrenci yerleştirmelerine baktığımızda şu olgular açıkça görülmektedir:

  1. Türkiye’den öğrenciler Doğu Akdeniz Üniversitesi ile hiçbir Kıbrıs üniversitesi arasında fark görmemektedir.
  2. Üniversitemizin birkaç programı dışında çok büyük bir bölümünde öğrenciler tam veya yarım öğrenim ücreti ödeyerek okumak istememektedir. Programlarımızın çok büyük çoğunluğu sadece burslu öğrenciler tarafından tercih edilmektedir.
  3. Türkiye’den öğrencilerin üniversitemize olan ilgisi o kadar azalmıştır ki tam burslar dahi tamamıyla tercih almamıştır.
  4. Eşdeğer öğrenci oranları düşmektedir.

 

Öğrencilerin kaydı tamamlanmadan tercih tablosuna baktığımızda eşdeğer öğrenci oranının yaptığımız hesaplama ışığında %43 civarında olduğunu görmekteyiz. Öğrencilerin tercihleri ile kayıtları arasında geleneksel olarak %10’luk bir fark olduğunu düşünürsek bizi bekleyen daha fazla risklerin olduğunu da görebiliriz.  Bu %10’luk kesime %50 bursluların yoğun olarak girmesi durumunda eşdeğer öğrenci sayısında daha ciddi düşüş görülecektir.

 

Tüm bu durumu kurtarabilecek unsur uluslararası öğrencilerin sayısının geçen yıla göre en azından aynı kalmasıdır.

 

Günlük işlerin yürütülmesi konusunda dahi sınıfta kalan rektörlüğün ise tek yaptığı sorunları açıkça ve mümkün olduğunca geniş kitlelerle tartışmak yerine sorunları hasıraltı etmeye çalışmaktır. Dahası rektörlük bunu çalışanların bilgilere ulaşamayacağını veya okuduğunu anlayamayacağını sanarak bunu yapmaktadır. Bir dekanın veya bölüm başkanının gizli olmayan tercih bilgilerinde kendi programlarına tercihi göremeyeceği mi düşünülüyor?

 

Üniversitemiz Türkiye’den öğrenci alımında, diğer üniversiteler gibi, ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Ancak diğer üniversitelerin hem öğrenci sayısı, hem de eşdeğer öğrenci sayısı konusunda avantajlı durumu vardır. Çünkü diğer üniversiteler gelirlerini sadece öğrenci harçlarına bağlamamıştır. Bir özel üniversite öğrencisinin harcadığı paranın önemli bir kısmı kampüste kalmaktadır ve kampüs işletmeleri özel üniversiteler tarafından yürütülmektedir. Ancak yurtlardan dahi düzgün gelir elde edemeyen üniversitemiz döner sermaye kuruluşlarını batırmıştır.

 

Tüm bunlar çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağımızı göstermektedir. Bu bağlamda bütçemizin doların 2019 ortalamasının 6.7 olacağı öngörülerek yapılmıştır. Bizce gereksiz masraf olan Mali İşlerden Sorumlu Rektör yardımcılığı, bu öngörüyle mevcudiyetine ek bir masraf getirmiştir. 2019 yılında dolar kurunun bütçede öngörülen gibi olmaması üniversitemize daha şimdiden yaptığımız hesaplama ışığında yaklaşık 15 milyonluk ek masraf getirmiştir.

 

Popülizmin bir eseri olan 2019 bütçesinin yıl sonuna kadar tamamen çökebileceği de bir başka korkumuzdur.

 

DAÜ artık ciddi bir tercih yapma durumuna girmektedir. Mevcut yönetimin sürdürülebilir bir üniversite kavramından uzak olduğu açıktır.

 

DAÜ-SEN